KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6990 E., 2010/686 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2010
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı tarafın tüm, davacı tarafın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin ödenen 14,00 TL harcın davalı tarafa iadesine,
2-Davacı tarafın oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, oluşturulan hüküm davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda, zarar görenin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren faiz isteme ... bulunduğundan, zarar görenin faiz isteyebilmesi için temerrüt gerekli değildir. Hal böyle olunca, haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda talep halinde haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren faiz hesaplanmalıdır.
Ayrıca, HUMK 388/son ve 389. maddeleri hükmüne göre hüküm fıkrasında istek sonuçlarının her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli bir şekilde hüküm kurulması zorunludur. Bu olgunun sonucu olarak itirazın iptali davalarında itiraz iptal edilen
asıl alacak ve işlemiş faiz alacağı ile varsa diğer kalem alacakların hüküm yerinde gösterilmesi, davacının yerinde görülen toplam alacağına yönelik itirazın iptaline karar verilmesi, hüküm oluşturulurken Borçlar Kanununun 104/son maddesi hükmüne göre temerrüt faizine takip tarihinden sonraki dönemde yeniden faiz işletilmesinin yasak olduğu olgusunun gözden kaçırılmayarak sadece asıl alacak ve faiz yürütülmesi mümkün olan diğer alacaklara takip tarihinden itibaren faiz yürütülerek tahsiline imkan verecek şekilde hüküm oluşturulması, işleyen faize takip tarihinden sonraki dönem için faiz yürütülmemesi gerekir.
Somut olaya gelince, davacı taraf davalı taraf aleyhine takip başlatmış, 3.518,50 TL asıl alacak, 394,55 TL işlemiş faiz ve 71,02 TL işlemiş faizin KDV’si olmak üzere toplam 3.984,07 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece bilgisine başvurulan ve hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda davacı tarafın asıl alacağının 1.490,90 TL olduğu açıklanmış, mahkemece verilen bu rapor doğrultusunda anılan asıl alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmiştir. Ne var ki bilirkişi tarafından işlemiş faiz hesaplanmadığı gibi mahkemece de icra takibine konu edilmesine rağmen işlemiş faize hükmedilmemiştir.
Hal böyle olunca, dosya yeniden bilirkişiye verilerek, davacının takip tarihi itibariyle tahsilini istemekte haklı olduğu işlemiş faiz ve toplam alacak miktarı yeniden hesaplatılmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek asıl alacak ve işlemiş faiz toplam miktarı üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına imkan verecek şekilde hüküm oluşturulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6990, K. 2010/686, 16 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama