KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7028 E., 2010/4760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
Karar Metni
931 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı 494.938,98 m² yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ...ve H.... tarafından düzenlenen 2.7.2009 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 32.133,88 m² yüzölçümündeki bölümün davacı ..., geri kalan bölümün ise tespit gibi davalı hazine adına tapuya tesciline, dava dışı 102 ada 61 ve 62 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak asıllarının yöntemine uygun şekilde kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ...ve H.... tarafından düzenlenen 2.7.2009 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 32.133,88 m² yüzölçümündeki bölümün kamu malı niteliğinde mera olmadığı, taşınmazın bu bölümü üzerinde adına tescile karar verilen zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu taşınmaza komşu ...., Köyü sınırları içerisindeki 145 ada 234 sayılı mera parseli sınır olduğu halde yöntemine uygun mera araştırması yapılmamış, davacı ...’in dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi ...ve H.... tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli bölüm üzerindeki müstakil zilyetliğinin 20 yıla ulaşıp ulaşmadığı dosya içeriğinden anlaşılmadığı halde sadece davacı yönünden belgesiz araştırması yapılmış, davacının bayii veya miras bırakanı yönünden ise belgesiz araştırması yapılmamıştır. Eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Kural olarak, mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi yada taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanıla gelmiş olmasına bağlıdır. O halde uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu bölge ve komşu ...., Köyü’nde yetkili idari merciler tarafından 4753-5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılmış ise yetkili idari merciden, 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölge ve komşu .... Köyü’nde mera tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırma, 4342 sayılı Yasa uyarınca, mülki amirlikten sorulup saptanması zorunludur.
Mahkemece bu doğrultuda bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Kuşkusuz 4753 ve 5618 sayılı Yasalar ile 4342 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede ve Bekirler Köyü’nde mera tahsisi yapılmamış ise, aynı doğrultudaki araştırma dava sonucunda yararı olmayan taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile uyuşmazlık çözümlenecektir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede ve...., Köyü’nde yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı yetkili idari merciden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmelidir.
Bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalıdır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede ve komşu...., Köyü’nde mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalıdır.
Bu yolla dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi ...ve H.... tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli bölümünün mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ve ...., Köyü’nde yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda tespit tutanağı bilirkişilerinden olaylara dayalı bilgi alınmalı,
yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmelidir.
Öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmelidir.
Dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmadığı takdirde tutanakları içeriğinde vurgulanan maddi ve hukuki olgularla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, belge esas alınmış ise sözü edilen belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmelidir.
Dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi ...ve H.... tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli bölümün kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, dava konusu taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi üzerinde durulmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, davacının müstakil zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığı belirlendiği takdirde bayii veya miras bırakanı yönünden de belgesiz araştırması yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7028, K. 2010/4760, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama