KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7078 E., 2010/5614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 116 ada 20 parsel sayılı 1333,29 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Feyzi Toker adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 116 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın temyizi dava konusu 116 ada 20 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi haritasında (B),(C) ve (D) harfleriyle gösterilen bölümlerle ilgili hükme yöneliktir.
Mahkemece dava konusu 116 ada 20 parsel sayılı taşınmazın temyize konu kesimi üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, anılan bölüm üzerinde sözü edilen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Aşağıda açıklandığı üzere somut olayda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 2.6.2008 tarihli keşifte davalı ...’in, dava konusu taşınmazın bir bölümünü davacı ...’e sattığını beyan etmiş olması nedeniyle, bu beyanın taşınmazın hangi bölümüne ilişkin olduğu kendisine sorulup, zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında ve önceki keşifte dava konusu taşınmaz üzerinde gösterilen tuvalet ve ahırın tespitten önce var olup olmadığı ve kime ait olduğu hususlarında da ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, daha sonra tutanak bilirkişileri taşınmaz başında usulün 259.maddesi hükmü uyarınca ayrı ayrı dinlenilmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen ve yapılması muhtemel keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde giderilmeli,
uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7078, K. 2010/5614, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama