KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7128 E., 2010/5503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 20, 21, 23, 25, 27, 29, 30, 32, 34, 36 ve 38 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydına, vergi kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... ve paydaşları adına paylı olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... ve ... tapu kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak miras payları oranında tapu iptal ve tescil, davalı ...’ın üçüncü şahıslara sattığı pay için 6.000 TL maddi tazminat ile son 5 yıllık kullanım için 6.000 TL ecri misil bedeli ödemesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece hak düşürücü süre geçmesi nedeniyle tapu iptal ve tescil davasının reddine, davacı tarafın dava konusu taşınmazlarda hak sahibi olmadıkları anlaşıldığından tazminat ve ecri misil bedeli ödenmesine ilişkin taleplerinin de reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 20, 21, 23, 25, 27, 29, 30, 32, 34, 36 ve 38 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin hükmen kesinleştiği 8.10.1964 günü ile davacı tarafından tapu iptali ve tescil davasının açıldığı 2.2.2009 günü arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir.
Tapu iptal ve tescil davası hak düşürücü süreye uğradığına ve davacı tarafın da dava konusu taşınmazlarda ... kalmadığına göre, artık davacı taraf dava konusu taşınmazlar için maddi tazminat ve ecri misil bedeli isteyemez. Bu durumda yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7128, K. 2010/5503, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama