KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7683 E., 2010/3209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 141 ada 2 parsel sayılı 119 m2 yüzölçümünde, 176 ada 6 parsel sayılı 1661,44 m2 yüzölçmünde ve 201 ada 1 parsel sayılı 90,62 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde taşınmazların murisleri ... ... ve ... ...'dan intikal ettiği, mirasçılar adına tescili gerektiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... ...'dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra bir kısım mirasçıları tarafından paylaşmanın yapıldığı, dava konusu taşınmazın davalıların miras bırakanı ... ... ve ... ...'ın miras payına, davacı tarafa terekeye dahil dava dışı 28 parça taşınmazın da davacının miras payına isabet ettiği, davacı ve miras bırakanı tarafından itiraz edilmediği ve 37 yıldır fiili kullanımın bu şekilde devam ettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7683, K. 2010/3209, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama