KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7806 E., 2010/5645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2010
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 117 ada 11 parsel sayılı 8398,56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca hazine adına oluşan tapu kaydının oluştuğu dönemden önce zilyet davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece belirtmelik tutanağı ve dayanağı belgeler getirtilmeden hazine vekilinin cevap dilekçesine eklediği suretler ile inceleme yapılıp karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın kadastro tespitine dayanak yapılan ve hazine adına oluşan tapu kaydı ve dayanağı haritanın kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Esasen yanlar arasında bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık hazine tapusunun oluştuğu dönemden önce adına tescil kararı verilen zilyet davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesinden ibarettir. Bilgisine başvurulan bilirkişi ve tanıkların sözleri saik ve sebebi belli olmayan olaylara dayanmayan soyut nitelikteki sözlerden ibarettir.
Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle belirtmelik tutanağı ve dayanağı belgelerin onaylı suretleri getirtildikten sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler, uzman fen ve ziraat bilirkişileri, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar, hazine tapusunun temelini oluşturan belirtmelik tutanağı bilirkişileri ile kadastro tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında olaylara dayalı bilgi alınmalı,
hazine tapusunun temelini oluşturan belirtmelik tutanağı bilirkişileri ile kadastro tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki çelişki giderilmeli, dava konusu taşınmaza dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlar ile yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7806, K. 2010/5645, 8 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama