KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7818 E., 2010/5637 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2010
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 169 ada 130 parsel sayılı 9447,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu 169 ada 130 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 03.09.2009 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 8803,80 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ... adına, aynı rapor ve haritada (B) harfi ile işaretli 644,18 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere tespitte saptanan hukaksal olgulara dosya içeriğine ve dava niteliğine göre davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, temyiz konusu 169 ada 130 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 26.07.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir. Her ne kadar, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de, bu doğrultuda yapılan araştırma soruşturma da yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7818, K. 2010/5637, 8 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama