KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7868 E., 2010/258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2010
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi.
Gereği görüşüldü: İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 103 ada 73, 74 ve 75 parseller ile 131 ada 60, 62, 63 ve 64 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı, ...'dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda dava konusu 131 ada 60, 62, 63 ve 64 parsel sayılı taşınmazların ortak miras bırakan ...'ın ölümünden sonra mirasçılar arasında paylaşılmadığı, dava konusu 103 ada 73, 74 ve 75 parsel sayılı taşınmazların ise ortak miras bırakan ... tarafından sağlığında oğlu olan davalı ...'a bağışlayarak zilyetliğini devrettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Ortak miras bırakan ... tarafından dava konusu 103 ada 73, 74 ve 75 parsel sayılı taşınmazlar sağlığında davalıların bayii ...'a bağışlanarak zilyetliği devredildiğine göre davacının bu taşınmazlarda terekeden gelen bir hakkının kalmadığının kabulü gerekir. Ayrıca paylaşmaya dayanan davalılar dava konusu 131 ada 60, 62, 63 ve 64 parsel sayılı taşınmazların paylaşıldığını da kanıtlayamamışlardır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7868, K. 2010/258, 22 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama