KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7996 E., 2010/3462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2010
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı ... taraflar ile dava dışı diğer paydaşlar adına tapuda kayıtlı ortaklığın giderilmesi davasına konu, 2003 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı betonarme bina ile tek katlı betonarme binanın ve depo şeklindeki yapının mülkiyetinin belirlenerek taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... davacının yaptığı izinsiz kaçak, ruhsatsız yapılarla ilgili mülkiyet iddialarının bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 2003 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı bina ve yanında bulunan deponun davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tapuda kayıtlı taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen 2003 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların (3 katlı betonarme bina ve tek katlı betonarme bina ile deponun) davacı ... tarafından meydana getirildiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davasına bağlı olarak açılan muhtesat tespit davaları sonucunda verilecek tespit hükmü, cebri icraya konu edilemeyen ve bu nedenle infaz olanağı bulunmayan, ancak ve sadece kesin hüküm etkisi nedeniyle ortaklığın giderilmesi davasında sonuç doğurabilen kararlardandır.
Kaçak yapı niteliğinde olmasına rağmen henüz yıkılmayan ve bu hali ile kullanılarak yararlanılmaya devam edilen bu tür muhtesatların az veya çok bir değerinin, en azından enkaz değerinin bulunacağı, taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucunda üzerinde bulunan muhtesatla birlikte satılması halinde bu muhtesatlar nedeniyle satış bedelinin de az veya çok artacağı,
taşınmazın satışından pay alacak olan diğer taşınmaz maliklerinin kaçak yapı niteliğindeki muhtesat nedeniyle meydana gelecek değer artışından haksız şekilde yararlanacakları ve sebepsiz zenginleşecekleri gözetildiğinde kaçak yapı niteliğinde olduğu gerekçesiyle bu tür davaların dinlenmemesinin adaletsiz sonuç doğuracağı da kuşkusuzdur.
Bütün bu olgular birlikte değerlendirildiğinde ortaklığın giderilmesi davasına bağlı olarak ve sadece ortaklığın giderilmesi davasında sonuç doğurabilecek nitelikte bir karar verilmesini sağlama amacıyla açılan bu tür davaların dinlenebilir olduğunu, böyle bir dava sonucunda verilecek kararın da kaçak yapıya yasallık kazandıracak nitelikte bir karar olmadığını, muhtesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemiyle açılacak bu tür tespit davalarında davaya konu muhtesatın kaçak yapı niteliğinde olup olmamasının sonuca etkisi bulunmadığını kabul etmek gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7996, K. 2010/3462, 4 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama