KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8055 E., 2010/1755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2010
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ...Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
1-Dava haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de göz önünde bulundurulmasına ve haksız fiilden kaynaklanan alacakların kural olarak likid ve muayyen olmaması nedeniyle hükmedilecek gerçek zarar kapsamının yapılacak yargılama sonucunda hakim tarafından belirleneceği dikkate alındığında, mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı tarafın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de kurulan hüküm davanın niteliğine, yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda, talep halinde haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Davacı taraf davalının kaçak elektrik borcunun tahsili amacıyla davalı taraf aleyhine takip başlatmış, 1.479,53 TL asıl alacak, 1.672,93 TL gecikme zammı, 55,74 TL BTV, 301,13 TL gecikme zammının KDV’si olmak üzere toplam 3.509,33 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Davaya konu alacağın abone sözleşmesinden değil, kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı gözetildiğinde gecikme zammı isteme ... bulunmayan davacı tarafın kaçak elektrik bedelini zamanında ödenmemesi nedeniyle dava dilekçesinde gecikme zammı olarak davalıdan istediği bedelin Borçlar Kanununun 101. maddesi hükmünde belirtilen gecikme (temerrüt) faizi olduğu kabul edilerek gecikme nedeniyle istenebilecek bedelin buna göre belirlenmesi gerekir.
Mahkemece bilgisine başvurulan ve hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda davacı tarafın asıl alacağının 1.535,27 TL, işlemiş faizinin 1.239,36 TL olmak üzere toplam 2.774,63 TL olduğu açıklanmış, mahkemece de verilen bu rapor doğrultusunda 1.535,37 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece icra takibine konu edilmesine rağmen işlemiş faize hükmedilmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8055, K. 2010/1755, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama