KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8063 E., 2010/6301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Kadastro sırasında dava ve temyize konu, 103 ada 23, 25, 44 ve 126 ada 15 parsel sayılı sırasıyla 22570.46 m2, 18085.65 m2, 28666.99 m2 ve 1429.53 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına, 116 ada 9, 118 ada 21 ve 125 ada 13 parsel sayılı, sırasıyla 7640.37 m2, 28319.02 m2 ve 8310.33 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise aynı nedene dayanılarak eşit paylarla davalı ... ve ölü ... adlarına tespit edilmiştir.
Davacı ... (....,), miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazların anne ve babasının tüm mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece, temyiz konusu parseller yönünden davanın kabulüne, taşınmazların elbirliği mülkiyeti hükümleri gereğince ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm; davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili ... 11.07.2008 günlü keşifte 103 ada 25 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davayı kabul ettiklerini belirterek buna ilişkin beyanını vekaletnamesindeki yetkiye dayanarak imzalamak suretiyle belgelendirmiştir. Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre feragat kabul gibi irade beyanları HUMK'nun 151 maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde belgelendirilmiş olmak koşuluyla kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Bu olgu HUMK'nun 93 ve onu izleyen maddeleri hükmünde de vurgulanmıştır. Somut olayda, davalı ... vekili tarafından kabulden dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir hukuksal neden de öne sürülmemiştir.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak 103 ada 25 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı ...'un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 103 ada 25 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile eksik kalan 8.25 TL harcın hükmü temyiz eden davalıdan alınmasına,
2-Davalı ...'un, 103 ada 23, 44, 126 ada 15, 116 ada 9, 118 ada 21 ve 125 ada 13 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahallinde yapılan keşifte, yöreyi iyi bilen yansız olabildiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek bir yerel bilirkişinin görgü ve bilgisine başvurulmamış; gerektiğinde ancak tanık sıfatıyla bilgi ve görgüsüne başvurulabilecek olan tespit tutanağı bilirkişisi ...HUMK'a ve 3402 Sayılı Kadastro Kanununa aykırı şekilde yerel bilirkişi sıfatıyla dinlenilmiştir.
Öte yandan, dava ve temyize konu 103 ada 23, 44, 126 ada 15, 116 ada 9, 118 ada 21 ve 125 ada 13 parsel sayılı taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, ortak miras bırakan ...'a ait olup olmadığı, öyle ise mirasının yöntemine uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı, davalı ...'un iddia ettiği gibi taşınmazların 3.kişiden satın alınıp alınmadığı,
böyle bir olgu var ise hangi parsellerin kimlerden alındığı hususları duraksamasız belirlenmediği gibi davalının, 126 ada 15 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak dayandığı ve bilirkişi raporundan uygulamasının yapıldığı anlaşılan 9.12.1988 günlü senet de dosyaya getirtilmemiştir. Böylesine eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm verilemez.
O halde, mahkemece davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dava ve temyize konu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, özellikle taşınmazların 3.kişilerden satın alınıp alınmadığı konusunda davalının dayandığı 9.12.1988 günlü satış senedi getirtilip uygulanmalı, davalının bu konuda varsa başka delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği tanıklar dinlenilmelidir.
Dava ve temyize konu taşınmazların ...'a ait olduğunun belirlenmesi halinde ise, tüm mirasçıların katılımı ile ...'un mirasının yöntemine uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı yöntemine uygun biçimde araştırılmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8063, K. 2010/6301, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama