KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8088 E., 2010/1468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2010
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmiş olup, temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
1-Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, harç peşin ödendiğinden yeniden alınmasına yer olmadığına,
2-Davacı tarafın temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kabulü ile Kadıköy 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.04.2007 gün ve 2004/764 esas, 2007/467 karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline, miras bırakan Safiye Gencer'in miras ve terekesinin tamamının son mirasçı sıfatıyla hazineye aidiyetine karar verilmiş ise de verilen hüküm yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Dosya içeriğinde toplanan delillerden miras bırakan Safiye Gencer'in Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nda bakılırken mirasçı bırakmaksızın 29.06.2004 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
Miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan genel hüküm niteliğindeki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 501. maddesi hükmünde mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirasının devlete geçeceği açıklanmış ise de aynı tarihte yürürlükte bulunan ve özel hüküm niteliğindeki 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu'nun 28. maddesi hükmünde, kuruma bağlı kuruluşlarda bakılmakta iken mirasçı bırakmaksızın ölen kimselerin mirasının kuruma geçeceği, kurumun terekenin borcundan ancak kendisine geçen mallar ölçüsünde sorumlu olacağı belirtilmiştir. Aynı konunun her ikisi de yürürlükte bulunan iki ayrı kanunda birlikte düzenlenmiş olması halinde öncelikle özel kanun hükmünün uygulanması gerektiği kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8088, K. 2010/1468, 18 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama