KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8130 E., 2010/4964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2010
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 230 ada 8 ve 231 ada 10 parsel sayılı sırası ile 150 m2 ve 875,33 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar satın almaya, bsağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların davacının miras bırakanı ...'den kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının miras bırakanının ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise taşınmazların davalının bayii ... 'in payına isabet edip etmediği yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir. Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı dava konusu taşınmazların davalının bayii ... 'in miras payına isabet ettiği, davacı tarafın da taksimin varlığını kabul ettiği belirlendiğine göre; davacının taşınmaz üzerinde terekeden gelen hakkının
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8130, K. 2010/4964, 22 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama