KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8161 E., 2010/580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2010
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... ve ... ile davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi.
Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 101 ada 2 parsel sayılı 76475,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, pay satın almaya, pay bağışına, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları, davacı ... ve paydaşları ile dava dışı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve paydaşları, davalılar adına tespit edilen payların fazla yazıldığını öne sürerek ... ve ...’ı hasım göstermek suretiyle, davacı ... pay bağışına dayanarak bir kısım tespit malikleri aleyhine ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sırasında ... ve ... davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacılar ... ve paydaşlarının davasının dava açmakta hukuki menfaatlerinin bulunmaması nedeniyle reddine, davacı ...’ın davasının kabul nedeniyle kabulüne, 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın payları gösterilmek suretiyle davalı ... ve paydaşları, davacı ... ve paydaşları ile dava dışı tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ..., ... ile davacı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, tarafların imzalı beyanlarına ve mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... ve ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür.
Dava ve temyize konu 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazda tescile karar verilen paylar toplamı ile paydanın birbirine eşit olmadığı, açık bir anlatımla tescile karar verilen paylar toplamının 1288 pay olduğu, oysa mahkemece paydanın 1350 olarak kabul edildiği dikkate alındığında hükmün infazda kuşkuya meydan vereceği tartışmasızdır.
O halde tescile karar verilen paylar toplamının paydaya eşit olacak şekilde hüküm kurulması zorunlu olduğu düşünülmeli, gerekirse araştırma ve inceleme yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8161, K. 2010/580, 11 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama