KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8226 E., 2010/7238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 180 ada 60 parsel sayılı 2610,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz ... ... ... Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı'na ait olup, yasal süresi içerisinde taşınmazın mülkiyetinde olduğuna ilişkin beyanname verilmediği tutanağın beyanlar hanesinde belirtilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ... ... Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı, vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece özetle; hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar uyarınca araştırma ve inceleme yapılması gereğine değinilen bozma ilamlarına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... ... ... Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık; Cemaat Vakfı statüsündeki davacı tarafın 1936 yılında beyanname vermemesine rağmen zilyetlik yoluyla taşınmaz mal edinip edinemeyeceği hususundadır.
2762 sayılı mülga Vakıflar Kanununa göre, Cemaat Vakıflarının 1936 yılında hakkında beyanname verilen taşınmazlar ile sınırlı olarak taşınmaz mal edinmeleri mümkün iken; 4771 ve 4778 sayılı Yasalar ile yapılan değişiklikler sonucunda Cemaat Vakıflarının vakfiyeleri olup olmadığına bakılmaksızın dini, hayri, sosyal, eğitsel, sıhhi ve kültürel alanlardaki ihtiyaçlarını karşılamak üzere taşınmaz mal edinebilme ve bu malları üzerinde tasarrufta bulunabilme imkanı getirilmiştir. Son olarak ise; 27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı yeni Vakıflar Kanununun 2 ve 3. maddelerinde Cemaat Vakıfları vakıf türleri arasında sayılarak tanımı yapılmış, 12.maddesinde de vakıfların mal edinebilecekleri ve edindikleri bu malları üzerinde tasarrufta bulunabilecekleri düzenlenmiştir.
O halde; yürürlükte bulunan 5737 sayılı Vakıflar Kanununa göre; vakıfların zilyetlikle taşınmaz mal edinmeleri konusunda kısıtlayıcı bir düzenleme bulunmadığından, Cemaat Vakıflarının da 3402 sayılı Kadastro Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca lehine zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmesi halinde taşınmaz mal edinebilecekleri kuşkusuzdur.
Davacı ... ... ... Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı'nın 5737 sayılı Vakıflar Kanunun 2 ve 3.maddesinde düzenlenen Cemaat Vakıflarından olduğu, 1936 yılında taşınmaz malları ile ilgili beyanname vermediği, dava konusu taşınmazın da vakfiyesinin bulunmadığı dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Somut olaya gelince; dava ve temyize konu 180 ada 60 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafın tutunduğu 1936 tarih 299 tahrir sayılı vergi kaydının kapsamında kaldığı, taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı ... ... ...
Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8226, K. 2010/7238, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama