KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8259 E., 2010/6661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2010
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14.200 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 325 parsel sayılı 4279,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve ölü olduğu belirtilmek suretiyle Zeynep Çetin adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 103 ada 325 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olmayıp, keşif sırasında davaya konu edilen taşınmazın dava dışı 103 ada 312 parsel olarak belirtilmiş olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmediği gibi, yapılan araştırma ve uygulama da hüküm vermeye yeterli de değildir.
Dava konusu edilen taşınmazın 103 ada 325 parsel sayılı taşınmaz olduğu dava dilekçesi ve keşif tutanağı içeriği ile belirlenmiştir. Mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarında Zeynep Çetin'e ait olan yerin dava dışı 103 ada 312 parsel sayılı taşınmaz olduğu ve bu yerin davacı tarafından Zeynep Çetin'den satın alındığı, dava konusu 103 ada 325 parsel sayılı taşınmazın ise davacıya murislerinden kaldığı belirtilmiş olup, bu durumda tespit tutanağı içeriği ile keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların hükme dayanak yapılan beyanlarının çeliştiği tartışmasızdır.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanağı bilirkişileri de hazır olduğu halde
yeniden keşif yapılmalı, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmek suretiyle, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri ile beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8259, K. 2010/6661, 24 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama