KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/830 E., 2010/890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... mirasçıları, katılan davacı ... ve katılan davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 268 parsel sayılı 176 ha 1100 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kayıtları, vergi kaydı ve miras hakkına dayanılarak paylı olarak ... evlatları ... ve ..., ... oğlu ..., ... kızı ... ve ... evlatları ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir. ...
08.09.1964 tarih ve 5 sayılı tapu kaydının maliklerinden paylarını 1959 yılında satın aldığını, hazinenin taşınmazın hazineye ait olduğu, ...'ın ise tapu kayıtlarına dayanarak taşınmazın tamamının kardeşi ... ile kendisine ait olduğunu öne sürerek tespite itirazları üzerine Tapulama Komisyonunca kayıtların değerlendirilmesi ve malikin belirlenmesi için tutanak Tapulama Mahkemesine devredilmiştir.
Yargılama sırasında ... ve ... tapu kayıtlarına, ... mirasçısı ... ve arkadaşları ise temessük senedine dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece katılan davacılar ..., ... ve ... ve arkadaşlarının davalarının ayrı ayrı reddine, davacı ... mirasçılarının davasının kısmen kabulüne, dava konusu 268 parsel sayılı taşınmazın tamamı 9 pay kabul edilerek 7/9 payının ... mirasçıları adına, 1/9 payının davalı ... oğlu ... adına, 1/9 payının davalı ... mirasçıları adına tespit ve tapuya tesciline, 268 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 31 adet zeytin ağacının ...
Köyü Tüzel Kişiliğine ait olduğu hususunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm katılan davacı ..., ... ile davalı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 268 parsel sayılı taşınmazın tespitine davacı hazineyi temsilen Mal Müdürünün 24.2.1973 tarihinde itiraz ettiği, Tapulama Komisyonunca 766 sayılı Tapulama Kanununun 29.maddesinin son fıkrasına göre itirazın Tapulama Mahkemesi tarafından incelenmek üzere tutanağın Tapulama Mahkemesine aktarıldığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca tutanağa itiraz eden hazinenin dava konusu 268 parsel sayılı taşınmazla ilgili görülen davada davacı sıfatıyla davanın tarafı olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki davacı hazine, mahkemece oluşturulan hükmün başlığında davacı olarak gösterilmediği gibi hazine yönünden hüküm yerinde olumlu yada olumsuz bir hüküm oluşturulmamış olması dahi başlı başına bozma nedenidir. Kural olarak taraf teşkili yapılmadan karar verilemez.
Taraf teşkilini sağlamak kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi zorunludur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı hazine yönünden taraf koşulu oluşturulmalı, gösterdiği deliller toplanmalı, dosya içerisinde toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/830, K. 2010/890, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama