KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8385 E., 2010/226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2010
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı-davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 159 ada 133 parsel sayılı 1350.000 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadimden beri ve halen yaylak olarak kullanıldığından söz edilerek yaylak niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... tapu kaydına dayanarak taşınmazın 30 dönümlük bölümünün yaylak niteliğinin iptali ile tarla olarak adına tapuya tescili istemiyle, davacı hazine ise taşınmazın bir bölümüne davalı ...'ın el atmasının önlenmesine karar verilmesi talebiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacı ...'ın davasının reddine, davacı hazinenin davasının kabulüne, taşınmazın fen bilirkişisinin 13.07.2007 günlü rapor ekindeki haritada gösterilen 24500 m² kesime yönelik davacı-davalı ...'ın el atmasının önlenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir.
Dava ve temyize konu 159 ada 133 parsel sayılı taşınmazın geleneksel biçimde kullanılagelen kamu malı niteliğinde yaylak olduğu, davacı-davalı ...’ın tutunduğu sınırları her yerde bulunabilecek tapu kaydının dava ve temyize konu taşınmaza uymadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kamu malı niteliğindeki yaylalar üzerinde sürdürülen zilyetliğe süresi neye ulaşırsa ulaşsın hukukça değer verilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8385, K. 2010/226, 22 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama