KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/892 E., 2010/398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2010
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 107 ada 19 parsel sayılı 161,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ... ... ve ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın tarafların sulh olmaları nedeniyle kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda (A) harfi ile işaretlenen 22,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün ifrazı ile 107 ada 18 parsele eklenerek davacılar adına paylı olarak tapuya tesciline, geri kalan taşınmaz bölümünün davalı adına tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre tarafların yargılama sırasında sulh oldukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Sulh müessesesi usul hukukumuzda düzenlenmemiştir. Öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre sulh davacı tarafın istemin bir bölümünden vazgeçmesi, davalı tarafın ise istemin bir bölümünü kayıtsız ve koşulsuz kabul etmesi olarak nitelendirilmektedir.
Öte yandan feragat kabul ve sulh gibi irade beyanları yöntemine uygun biçimde usulün 151. maddesi hükmü uyarınca belgelendirilmiş olmak koşulu ile usulün 237. maddesi hükmünde tanımlanan kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Sulhten dönmeyi gerektiren haklı ve hukuksal bir neden öne sürülmemiştir. Kural olarak bu nitelikteki ilamların da İcra İflas Kanununun 38. maddesi hükmü uyarınca icra ve infaz kabiliyetleri bulunmaktadır.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ...'in sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Mahkemece dava konusu 107 ada 19 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişinin raporunda (A) harfi ile işaretlenen taşınmaz bölümünün aynı ada da son parsel numarası ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, ifrazı ile dava dışı 107 ada 18 parsele eklenerek davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2, 3 ve 4 numaralı bentlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/892, K. 2010/398, 29 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama