KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1000 E., 2010/5170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2010
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 197 ada 5 parsel sayılı 2746,72 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... tapu kaydına ve paylaşmaya dayanarak taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 19.11.2008 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 1616,01 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün aynı adada son parsel numarası ile paylı olarak davacılar adına tapuya tesciline, geriye kalan taşınmaz bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece dava ve temyize konu 197 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, yargılama giderinin davalıdan alınmasına, davacılar yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmiş ise de; verilen hüküm yasal düzenlemelere ve dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
HUMK 94.maddesi hükmüne göre kural olarak davadan feragat veya davayı kabul eden tarafın mahkum olmuş gibi yargılama giderini ödeyeceği kuşkusuzdur. Yargılama sırasında davacıların davalarının bir kısmı ile yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin taleplerinden feragat ettikleri, davalı tarafın da davayı bu şekilde kabul ettiği dikkate alındığında davalının yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekir.
Hal böyle olunca mahkemece davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılması, davacı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1000, K. 2010/5170, 24 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama