KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1022 E., 2010/908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... ile katılan davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre feragat kabul gibi irade beyanları usulün 151. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde belgelendirilmiş olmak koşuluyla kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Gerçekten bu olgu usulün 93 ve onu izleyen maddeleri hükmünde de duraksamasız vurgulanmıştır. Feragat kayıtsız ve koşulsuz olmalıdır. Davacı ... vekili 29.9.2003 havale tarihli dilekçe ile usulün 151. maddesi hükmü uyarınca belgelendirilen beyanında sözü edilen taşınmaz hakkındaki davadan feragat ettiğini duraksamasız kayıtsız ve koşulsuz açıklamıştır. Feragatten dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir hukuksal neden öne sürülmemiştir.
Mahkemece bu olgular ile usulün 237.maddesi hükmü dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında ve davalı hazine lehine vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine,
Katılan davacılar ... ve ...’nin temyiz inceleme isteğine gelince; mahkemece, katılan davacılar ... ve ...’nin ise davasını ispat edemediği gerekçe gösterilerek davalarının reddine karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece yapılacak iş, katılan davacılardan katılma dilekçesinde öne sürdükleri dava sebep ve delillerine esas olmak üzere tanıklarının listesini, tapu yada vergi kaydı gibi bir belgeye dayanıyorlarsa, tutundukları tapu kaydının tarih ve sayısını yada vergi kaydının oluştuğu yıl ve tahrir sayısı sorulup saptanmalı, gösterecekleri bu doğrultudaki deliller toplanmalı, ayrıca davalı taraftan da göstereceği deliller sorulup saptanmalı, bu yolla dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1022, K. 2010/908, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama