KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1046 E., 2010/6677 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2010
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ...tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 144 ada 8, 176 ada 5, 6 ve 207 ada 7 parsel sayılı, yüzölçümleri tutanaklarında belirtilen taşınmazlardan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 176 ada 5 ve 207 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına, 176 ada 6 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına, 144 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ise eşit paylarla davalı ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ...,, miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazların annesi ...adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ...tarafından temyiz edilmiştir.
İddianın öne sürülüş biçimi, davalı tarafın savunması, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler, tespitte saptanan hukuksal olgular ve bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafa davası usulün 230 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklattırılmalı ondan sonra paylaşma olgusuna dayanılıp dayanılmadığının belirlenmesi gerekir.
Dava ve temyize konu taşınmazların bir bölümünün tarafların hangi ortak miras bırakanından kaldığı, kalan diğer bölümlerin de 3. kişilerden satın alınıp alınmadığı, alınmış ise terekeye dahil olup olmadığının sağlıklı biçimde belirlenmesi gerekir.
O halde az yukarıda saptanan maddi ve hukuki olguların eşliğinde yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü ile 19.2.1970 günlü davalı tarafın tutunduğu senedin mümzileri hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle tarafların ortak miras bırakanları belirlenerek dava ve temyize konu taşınmazların tümünün belirlenen ortak miras bırakanlarından kalıp kalmadığı açıklığa kavuşturulmalı,
tarafların ortak miras bırakanından kalmayan bir başka deyişle terekeye dahil olmayan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri varsa kapsamları saptanmalı, ayrıca davalı tarafın tutunduğu 19.2.1970 günlü senet yerine uygulanarak kapsamı belirlenmeli, senet mümzileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek senet içeriği ve kapsamı hakkında kendilerinden ayrıntılı, olaylara dayalı bilgi alınmalı, ortak miras bırakandan kaldığı belirlenen dava ve temyize konu taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri sağlıklı biçimde belirlendikten sonra mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde paylaşılıp, paylaşılmadığı saptanmalı,
bu konuda araştırma ve soruşturma yapılırken, kural olarak mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında paylaşmaları, her bir mirasçının kendi miras payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçtiğinin belirlenmesi gerekeceği düşünülmeli, paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve aynı verimlilikte taşınmaz mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı düşünülmeli, paylaşma yapılmış ise ortak miras bırakanın tüm terekesi tespit edilmeli,
diğer mirasçıların miras paylarına karşılık terekeden kendilerine ne verildiği belirlenmeli, bu konuda da yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, terekeye dahil dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları belgeler getirtilmeli, tespitlerinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği saptanmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli,
terekeye dahil olmayan taşınmaz ya da taşınmaz bölümlerinin varlığı saptandığı takdirde sözü edilen taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri
üzerinde davacının terekeden miras yoluyla gelen bir hakkının bulunmadığı düşünülmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, usulüne uygun paylaşma yapılmamış ise uyuşmazlığın davacının annesinin payıyla sınırlı olarak çözümleneceği dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1046, K. 2010/6677, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama