KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1055 E., 2010/2711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2010
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın zamanaşımına uğradığı kabul edilerek reddine karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç da davanın niteliğine, tarafların sıfatına, yasal düzenlemeye uygun düşmemiştir.
Haksız fiillerden kaynaklanan davalarda uygulanması gereken Borçlar Kanununun 60. maddesi hükmüne göre 1 yıllık zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve zarar sorumlusunu öğrendiği günden itibaren başlar. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre tüzel kişiler, özellikle kamu kurumları yönünden zamanaşımı süresinin işlemeye başlayabilmesi için, o tüzel kişi veya kurumun dava açma konusunda emir vermeye yetkili organları tarafından zararın ve zarar sorumlusunun öğrenilmesi zorunludur. Dava açma konusunda emir verme yetkisi bulunmayan daha alt birimlerin zararı ve zarar sorumlusunu öğrenmesi zamanaşımı süresinin başlayabilmesi için yeterli değildir.
Somut olaya gelince, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen yazışma örneklerinden davacı BEDAŞ Genel Müdürlüğü adına dava açma konusunda emir vermeye yetkili organın kim olduğu, zararı ve zarar sorumlularını ne zaman öğrendiği tespit edilemediğinden, icra takibine zamanaşımı süresi içinde başlanıp başlanmadığı belirlenememektedir.
Hal böyle olunca, mahkeme davacı BEDAŞ Genel Müdürlüğü adına icra takibi yapma konusunda emir ve talimat vermeye yetkili temsilci veya temsilcilerinin tespiti, bunların zararı veya zarar sorumlularını ne zaman öğrendikleri, icra takibine zamanaşımı süresi içerisinde başlanıp başlanmadığı, duraksamasız belirlenmeli, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1055, K. 2010/2711, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama