KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1084 E., 2010/751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2010
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi.
Gereği görüşüldü: İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davacıların ortak miras bırakanı, ...'dan kaldığı yönünde, yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde, bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı dava konusu taşınmazın davacı tarafın miras payına isabet ettiği davacıların babasının davaya konu taşınmazı davalılara trampa ettiği, diğer mirasçıların payına ise terekeye dahil dava dışı 118 ada 11, 13, 14, 111 ada 29 ve 30 parsel sayılı taşınmazların isabet ettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan, paylaşmada, her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit, menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1084, K. 2010/751, 19 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama