KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1152 E., 2010/3131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2010
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı tarafın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
HUMK 275.maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe taktir eder.
HUMK 284. maddesi hükmüne göre de hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Davanın tarafları da sözle veya dilekçe ile bilirkişi raporuna itiraz ederek, yeniden bilirkişi incelemesi ve keşif yaptırılmasını isteyebilirler. Seçilecek bilirkişinin uyuşmazlık konusunda uzman olması gerekir.
Somut olaya gelince, davacı taraf davalı idareye ait kanalizasyon borusunun patlaması sonucu işyerini su bastığını, işyerinde bulunan mobilya emtiasının hasar gördüğünü öne sürerek 42.679,00 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece iki hukukçu ve bir inşaat mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınmış, raporda davacı tarafın alacak miktarı hesaplanmış, mahkemece benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Mahkemece dinlenilen bilirkişi kurulunda mobilya emtiasında meydana gelen hasar bedeli hesabı konusunda uzman bilirkişi yoktur. Davaya konu olayda hasar bedeli hesabının özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olması hasar bedeli hesabı konusunda özel ve teknik bilgi gerektiğini, mahkeme hakiminin bu konuda değerlendirme yapabilecek bilgiye sahip olmadığını göstermektedir.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alındığında, mahkeme hakiminin konusunda uzman mobilyacı bilirkişiden rapor almaksızın karar vermesi yasal olarak mümkün değildir. Eksik araştırma ve soruşturma ile ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde karar verilemez.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular dikkate alındığında, mahkemece davacının zarar miktarının belirlenebilmesi için aralarında konusunda uzman mobilyacı bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1152, K. 2010/3131, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama