KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1157 E., 2010/816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Davacı ... kadastro tespiti sırasında adına paylı olarak tespit edilen 106 ada 40 ve 63 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin eksik olduğunu, bu eksikliğin davalılar ..., ... ve ... adına tespit edilen komşu taşınmazlardan tamamlanması için dava açmıştır. Mahkemece dava konusu 106 ada 40 ve 63 parsel sayılı taşınmazlar davalılar adına tespit edilmediğinden, davanın husumet nedeniyle reddine, dava konusu 106 ada 40 ve 63 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde davanın saptanan niteliği ve dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davacı adına paylı olarak tespit edilen 106 ada 40 ve 163 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin eksik olarak tespit edildiğini öne sürerek dava açtığına, davasının davalılar adına tespit edilen komşu parsellere yönelik olduğunun kabulü gerekir. Askı ilan süresi içinde davalılar adına tespit edilen 106 ada 41, 42 ve 162 parsel sayılı taşınmazlar dava konusu olduğuna göre kesinleştirilmelerinin hukuksal bir değeri bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ortak sınır ihtilafına yöneliktir.
Davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacının paydaşı olduğu dava dışı 106 ada 40 ve 163 parsel sayılı taşınmazlara ait tapu kayıtlarının oluştuğu tarihten itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ile dava konusu olduğu anlaşılan 106 ada 41, 42 ve 162 parsel sayılı taşınmazlara ait tutanakların davalıdır şerhi verdirilerek tutanak asılları ile dayanağı belgeler Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tarafların göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmazların başında keşif yapılmalı,
3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1157, K. 2010/816, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama