KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1206 E., 2010/1546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 197 ada 3 parsel sayılı 5472,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ... adına tespit edilmiştir. Mahkemece davacının davasının Kadastro Kanununun 28/2 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia, savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde davanın saptanan niteliği ve dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Bu olgular eşliğinde somut olayda özellikle dava dilekçesi ve yazılı delil listesinde davacı taraf davalı olarak hazineyi hasım göstermiş, dava ettiği taşınmazın adına yazılan 197 ada 3 parsel sayılı taşınmaza bitişik taşınmaz olduğunu, ada ve parsel numarasını belirtmemiştir. Davacı ilk duruşmaya gelerek tapu kaydı ve tanıkların isimlerini de bildirmiştir.
Hal böyle olunca, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 28/2 maddesi hükmünün uygulama olanağı yoktur.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak iddia ve savunma doğrultusunda tarafların delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek mahallinde keşif yapılmak suretiyle dava konusu taşınmazın ada ve parsel numarası belirlenip görev, husumet, taraf koşulu hususları da gözetilerek dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği tespit dışı bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1206, K. 2010/1546, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama