KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1295 E., 2010/1241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2010
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine, özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı tarafın aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davalı tarafın kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Toplanan delillerden davacı idare görevlileri tarafından yapılan kontroller sırasında davalı tarafın işyerinde abone olmaksızın kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla 13.05.2005 tarihinde tutanak tutulduğu, davalı hakkında başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine görülen davanın açıldığı, davalı tarafın işyerini 20.04.2005 tarihinde tadilat için teslim alarak 01.05.2005 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını savunduğu ve buna ilişkin çarşı yöneticisi tarafından düzenlenen belge ile kira kontratını cevap dilekçesi ekinde delil olarak sunduğu, ayrıca bu konuda tanık deliline de başvurduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalı tarafın bu savunması üzerinde yeterince durulmayarak tutanak tarihinde abone olmayan davalı hakkında sayaçtaki endeks değeri üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Haksız fiil sorumlusu olan davalının kaçak elektrik bedelinden ancak işyerini fiilen kullandığı dönem içerisindeki tüketiminden sorumlu olduğu kuşkusuzdur.
Davalı tarafça düzenlenen kira sözleşmesi ve yönetici belgesi özel nitelikte olup her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden ise de (davacı tarafça kabul edilmedikleri de gözetildiğinde) mahkemece davalının bu hususu kanıtlamak için göstereceği delillerin toplanması gerekir.
Öte yandan, 6183 Sayılı Kanunun 51. maddesi hükmünde belirtilen gecikme zammı ancak bu kanuna tabi olan Devlet, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin sözleşmeden, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden kaynaklananlar dışında kalan kamu alacakları yönünden uygulanabilir.
Anılan kanuna tabi olmayan alacaklar yönünden gecikme zammı ve gecikme zammına KDV uygulanabilmesi için alacağın sözleşmeden kaynaklanması ve taraflar arasındaki sözleşmede alacağın geç ödenmesi halinde geciken süre için gecikme zammı ve gecikme zammına KDV uygulanacağının kararlaştırılmış olması zorunludur.
Kaçak elektrik kullanan kişinin sorumlu tutulacağı bedelin yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi ve yönetmelikte elektrik kullanım bedellerinin geç ödenmesi halinde 6183 Sayılı Kanuna göre belirlenen oranda gecikme cezası alınmasının öngörülmesi, aboneler için ve normal elektrik fatura bedelleri için uygulanabilecek bu hükümlerin kaçak elektrik kullananlara da uygulanmasını gerektirmez.
Ne var ki bilirkişi raporunda davacı tarafın takip talebinde ki işlemiş faiz alacağı hesaplanırken abone olmayan davalı hakkında gecikme zammı ve gecikme zammına KDV ilave edilmek suretiyle hesaplama yapılmış, mahkemece de bu olgular gözden kaçırılarak, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir.
Deliller tam olarak toplanmadan eksik araştırma ve soruşturma ile yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez.
Hal böyle olunca davalı tarafın işyerini fiilen kullandığı süreyi kanıtlamak için gösterdiği ve göstereceği deliller toplanmalı, bu yöndeki tanıkları dinlenmeli, gerekirse davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesi ve ticaret odasından işe başlama tarihi sorulup saptanmalı, davalı tarafın işyerini fiilen kullandığı süre duraksamasız belirlendikten sonra dosya yeniden bilirkişiye verilerek davacı tarafın takip tarihi itibarıyla istemekte haklı olduğu asıl alacak ve işlemiş (temerrüt) faiz alacağı hesaplatılmalı,
bilirkişiye davalı tarafın kaçak elektrik kullanımından işyerini kullandığı süre ile sınırlı olarak sorumlu olduğu ve hesaplamanın da tutanak tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ile Kaçak ve Usulsüz Elektrik Kullanımı ve Güvence Bedellerine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun 122 sayılı Kararında ön görülen düzenlemeler uyarınca işyerinde kurulu güç üzerinden yapılacağı hususları hatırlatılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1295, K. 2010/1241, 9 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama