KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1442 E., 2010/5133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2010
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 104 ada 78 parsel sayılı 228433,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ...
104 ada 66 parsel sayılı taşınmazın adına eksik yüzölçümü ile tespit edildiğini, mevcut eksikliğin 104 ada 78 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 04.05.2009 tarihli rapora ekli haritada (A) harfi ile işaretli 2297,91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya tesciline, geriye kalan taşınmaz bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın tutunduğu 3.7.1940 tarih 26 sayılı sicilden gelen 9.12.1965 tarih 3 sayılı tapu kaydının doğu ve kuzeydeki taşlık sınırı dikkate alındığında tapu kaydının değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğu bu nedenle kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümüyle belirlenmesinin zorunlu olduğu kuşkusuzdur.
Bu olgular eşliğinde davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının miktarından fazlası ile dava dışı 104 ada 66 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü belirlenmiş ise de; dava ve temyize konu taşınmaz bölümü üzerinde tespit gününde lehine tescil hükmü verilen davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1442, K. 2010/5133, 24 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama