KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1465 E., 2011/944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2011
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar Arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 122 ada 2 parsel sayılı 2089,27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kesin hükme dayanarak taşınmazın bir bölümünün paftasında yol olarak gösterilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne; dava konusu 122 ada 2 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 36,91 m2 yüzölçümündeki bölümün yol olarak paftasında gösterilmesine, aynı rapor ve haritada (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerin ise tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... kesin hükme dayanmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli bölümün yol niteliğinde olduğuna dair taraflar arasında görülen ve kesinleşen hükmün kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Dava konusu bölümün Göynük Sulh Hukuk Mahkemesinin 1987/65-87 E.K. sayılı kesin hükmü kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Öte yandan aynı taşınmaz yada taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükümle çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu hukuksal olgu sağlıklı bir sonuca varmanın temel koşullarındandır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1465, K. 2011/944, 21 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama