KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/148 E., 2010/7435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2010
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 119 ada 1 parsel sayılı 41097,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına, 109 ada 7 parsel sayılı 3020,08 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak dava dışı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın payları oranında ... mirasçıları adına tapuya tesciline, 109 ada 7 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı ...'nin temyiz itirazı 119 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili verilen hükme yöneliktir.
Mahkemece dava ve temyize konu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davacı ve paydaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği tartışmasızdır. Bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düşmüştür.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de.
109 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ... adına tespit edildiği ve davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmadığı dikkate alınarak, davanın husumet yönünden reddine, dava konusu 109 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ait dosyadaki tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın esastan reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz, davalı ...'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/148, K. 2010/7435, 22 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama