KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/167 E., 2010/7020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 101 ada 6, 39, 38, 33, 30, 29 parsel sayılı sırasıyla 1969,66 m², 798,01 m², 301,18 m², 1911,71 m², 2463 m², 6777,37 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 101 ada 6, 29 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 101 ada 33, 30 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 101 ada 39 ve 38 parsel sayılı taşınmazlar ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...’den kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden önce sağlığında mirasçılarına dava konusu taşınmazları bağışlayıp bağışlamadığı dolayısıyla mirasçıların taşınmazlar üzerindeki miras haklarının devam edip etmediği yönünde toplanmıştır. Mahkemece ...’in sağlığında kendisine ait taşınmazları çocukları ..., ... ve ... arasında yöntemine uygun şekilde paylaştırdığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle ortak miras bırakanın sağlığında taşınmazları paylaştırıp paylaştırmadığı, bağışlayıp bağışlamadığı dolayısıyla davaya konu taşınmazların terekeye dahil olup olmadığı, taşınmazın terekeye dahil olduğunun belirlenmesi halinde terekenin halen iştirak halinde olup olmadığı, paylaşma, bağışlama varsa miras bırakan ...’in sağlığında hangi taşınmazları kime verdiği hususlarının araştırılarak, söz konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tutanak örnekleri ve varsa dayanağı belgeler, davalı iseler dava dosyaları getirtilerek,
daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın dava konusu taşınmazlara ilişkin paylaşma yapıp yapmadığı,
yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçılara verildiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/167, K. 2010/7020, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama