KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1821 E., 2010/5749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ...Ş. ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine, dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davacı tarafın temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin ödenen 74,00 TL harcın mahsubu ile eksik ödenen 3,15 TL harcın davacı taraftan alınmasına,
2-Davalı tarafın hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği’nin 44. maddesi hükmünde, abonenin kusuru dışında olan hususlara kaçak elektrik işlemi uygulanmayacağı, ancak kaçak ve usulsüz elektrik kullanımı dışında kalan imalat, montaj, bağlantı, okuma ve hesaplama hataları sonucunda şirket/teşekkül veya müşteri lehine doğan alacaklarda hatanın başlangıç tarihi itibarıyla doğru kaydetmiş sayaç değerleri var ise sayaç değerleri, yok ise 41. maddeye göre ortalama aylık tüketim hesaplanarak ait olduğu tüketim dönemlerindeki birim fiyatlar dikkate alınmak suretiyle gecikme faizi alınmaksızın fatura düzenleneceği belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, davacı taraf, isimsiz abone kaydı olan ve davalı tarafın kiracı olarak bulunduğu işyerinde kullanılan elektrik sayacının 6 haneli olmasına rağmen sehven 5 haneli olarak okunduğunu, bu nedenle kullanılan elektrik bedelinin eksik faturalandırıldığını öne sürerek, geriye dönük olarak hesaplanan fark bedelini talep etmiştir. Mahkemece bilgilerine başvurulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, fark bedel hesabına gecikme zammı ve KDV ilave edilerek hesap yapılmış, bu rapor benimsenerek hüküm kurulmuştur. Davalı tarafın, okuma ve hesaplama hataları sonucunda davacı kurum lehine doğan alacağı, gecikme faizi eklenmeksizin ödemek zorunda olduğu kuşkusuzdur. Yönetmelikte belirlenen yönteme uygun olmayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, dosya yeniden önceki bilirkişi kuruluna verilmeli, az yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular da dikkate alınarak yönetmelik hükümlerinde belirtilen yönteme göre hesap yapılması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı ya da hesaplama mahkemece yapılmalı, davacı kurumun davalı taraftan isteyebileceği gerçek fark bedeli duraksamasız belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1821, K. 2010/5749, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama