KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1965 E., 2010/5551 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İzmir Asliye 4.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi birleşen davanın davacısı asıl davanın davalılarından ... tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Asıl dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti, birleşen dava ise tapu iptali ve tescili (olmadığı takdirde muhdesatın tespiti) istemine ilişkindir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp birleşen davanın davacısı ...’ın buna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, birleşen dava yönünden peşin ödenen harcın mahsubu ile eksik ödenen 1,55 TL harcın temyiz eden davacı ...’dan tahsiline,
2-Davalılardan ...’ın asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 7961 parsel sayılı taşınmazın iki katlı avlulu kargir ev niteliği ile tarafların ortak miras bırakanı ... adına tapuya kayıtlı olduğu, taşınmazın üzerinde yer alan dört katlı binanın ilk iki katı yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın sonradan yapılan üç ve dört numaralı katlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımları birarada değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusu üst katların davalı ...’ın yurt dışındaki kazancı ile sahip olduğu dolmuş hattından elde edilen gelirle meydana getirildiği, her ne kadar davacı ... ile davacı ...’nin mirasbırakanı ... bu dolmuş hattında çalışarak kazanç elde etmişler ise de, ailenin tüm gelirinin miras bırakan anne ile davalı baba uhdesinde birleşerek onlar tarafından tasarruf edildiği, davacı tarafın muhdesatın meydana getirildiği tarihteki yaşları dikkate alındığında müstakil bir gelirlerinin bulunmadığı, davalı baba tarafından kendilerine temin edilen iş imkanından yararlandıkları belirlenmiş, öte yandan dava konusu muhdesatların davacı taraf nam ve hesabına meydana getirildiği de kanıtlanamamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1965, K. 2010/5551, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama