KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2185 E., 2011/277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı Hazine, üç ayrı tapu kaydına dayanarak, tapu kayıtlarının kapsadığı taşınmazların belirlenerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescili istemiyle Bereket Köyü Tüzel Kişiliğini hasım göstermek suretiyle tapu iptal ve tescil davası açmıştır.
Mahkemece davacı Hazine'nin tutunduğu 20.10.1971 tarih ve 1890 saife nolu tapu kaydının Hazine adına tespit edilen 177 ada 39 parsel sayılı taşınmaza, 23.2.1978 tarih ve 964 saife nolu tapu kaydının dava dışı İzzet Gündüz adına tespit edilen 210 ada 21 parsel sayılı taşınmaza, 23.2.1978 tarih ve 1610 saife nolu tapu kaydının ise uzman bilirkişiler Erkan Kahya ve Hakan Kürklü tarafından düzenlenen 22.7.2009 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli bölümün ise kadastro tespiti sırasında tutanağı düzenlenmeyen tespit harici bırakılan bölüme uyduğu gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş;
hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazinenin tapu kayıtlarına dayanarak dava konusu 177 ada 39 ve 210 ada 21 parsel sayılı taşınmazlar ile uzman bilirkişiler Erkan Kahya ve Hakan Kürklü tarafından düzenlenen 22.7.2009 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli kadastro tespiti sırasında tutanağı düzenlenmeyen ve tespit harici bırakılan bölüme yönelik dava açtığı mahkemece belirlenmiştir.
1-Kural olarak tapu iptal ve tescil davaları, hakları çatışanlar arasında görülür. Dava konusu 177 ada 39 parsel sayılı taşınmaz davacı Hazine, 210 ada 21 parsel sayılı taşınmaz dava dışı İzzet Gündüz adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava konusu 177 ada 39 ve 210 ada 21 parsel sayılı ../..
2010/2185-2011/277 S.2
taşınmazlar yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine'nin dava konusu 177 ada 39 ve 210 ada 21 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 177 ada 39 ve 210 ada 21 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davacı Hazine'nin uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 22.7.2009 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli tespit harici bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Davacı Hazine tapu kaydına dayanarak tapu iptal ve tescil davası açtığına ve “çoğun içinde az vardır” kuralı da gözetildiğinde, davacı Hazine'nin tespit harici bölüme yönelik davasının tescil davası olduğunun kabulü gerekir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı Hazine'nin tutunduğu 23.02.1978 tarih, 1610 saife nolu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritası Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan tapu kaydının dava dışı başka taşınmaz ya da taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu tespit harici bırakılan taşınmaz bölümü ile birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi,
davacı Hazine'nin aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada kaydın revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar göz önünde tutulmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli,
uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazın ../..
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2185, K. 2011/277, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama