KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2270 E., 2010/2422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2010
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 170 ada 11 parsel sayılı 7972,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın bir bölümü hakkında dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, 170 ada 11 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 9.3.2009 günlü haritada (B) harfi ile gösterilen 4160,57 metrekare yüzölçümündeki kesiminin davacı ... adına, 170 ada 11 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 3348,58 metrekare olarak belirlenmesine ve tespit gibi tesciline, aynı haritada (E) harfi ile gösterilen 3373,85 metrekare yüzölçümündeki kesiminin son parsel numarası verilerek davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 170 ada 11 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi haritasında (B) harfiyle gösterilen kesimi üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...’in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Dava konusu 170 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tespitte saptanan yüzölçümü ile taraflar adına tescile karar verilen kesimleri toplamının tespitte saptanan yüzölçümüne eşit olmadığı, aradaki farklılığın neden ileri geldiği harita tekniğine uygun biçimde uzman bilirkişi raporunda ve hüküm yerinde gerekçeleri ile açıklanmadığı gibi hüküm yerinde davalı adına tesciline karar verilen (E) harfi ile gösterilen kesimin yüzölçümü ile uzman bilirkişi ek raporunda gösterilen yüzölçümü arasında dahi çelişki mevcuttur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2270, K. 2010/2422, 22 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama