KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2492 E., 2010/4877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2010
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkin olup, davalı tarafın temyizi aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine yöneliktir.
Toplanan delillerden tapuya kayıtlı ve taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 9035 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı binanın davacı tarafça yapıldığının tespiti istemi ile görülen davanın açıldığı, davaya esas teşkil eden ortaklığın giderilmesi davasının dava dilekçesinde ise davaya konu iki katlı bananın davacı tarafın miras bırakanı ... ’a ait olduğunun belirtildiği, açık anlatımla davalı ...’ın dava konusu muhdesat üzerinde hak iddiasının olmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde davalının tespit davasının açılmasına sebebiyet vermediğinin kabulü gerekir. Nitekim açılan dava davalı tarafça ilk celse kabul edilmiştir. Bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Hal böyle olunca davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet vermediği dikkate alınarak HUMK'nun 94/2 maddesi gereğince yargılama gideri ve HUMK'nun 423/6 maddesi uyarınca yargılama giderlerinden olan avukatlık ücretinden sorumlu tutulmaması gerekirken, karar yerinde davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm yerinden dördüncü ve beşinci fıkraların çıkarılmasına, yerine “davalı ilk celse davayı kabul ettiğinden ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2492, K. 2010/4877, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama