KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2545 E., 2010/4021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Oluşturulan hüküm bozma gereğine ve isteme uygun düşmemiştir. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Davacı vekili, miras bırakan ... ...’ın 11.04.2006 tarihinde ölümünden sonra davalı kardeşinin mirası reddetmesi nedeniyle mirasçılık sıfatının kalmadığı halde iptali istenilen mirasçılık belgelerinde mirasçı olarak pay verildiğini bu nedenle önceki günlü mirasçılık belgelerinin iptali ile tek mirasçı kendisinin olduğunu gösterir mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, dairemizce verilen 19.03.2009 tarihli ilamda “………önceki günlü mirasçılık belgelerinde davalı ...’ın mirası reddettiğine ilişkin bir açıklama bulunmadığı, hüküm yerinde mirasın reddinin terekenin paylaştırılması sırasında gözetileceğine işaret edilmediği göz önüne alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz olduğundan itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına” karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen oluşturulan yeni hükümde önceki günlü mirasçılık belgelerinin iptaline karar verilmiş ise de miras bırakan ... ...’nın mirasının tamamının bozma ilamında belirtildiğinin aksine ... ... Kutlukan’a aidiyetine karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2545, K. 2010/4021, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama