KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2757 E., 2010/5347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 258 ada 1 parsel sayılı 701,86 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına arsa niteliği ile tespit edilmiştir. Davacı hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 258 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fırın niteliği ile davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Hazine taşınmazın kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Hükmün kapsamı ve sonucu dikkate alındığında hazinenin temyizi taşınmazın mahkemece saptanan türüne yöneliktir.
Dava ve temyize konu 258 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesinde tanımlanan hizmet mallarından olduğu, anılan taşınmaz üzerinde halen köy halkının ortak kullanımında olan fırın ve çeşme bulunduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
İddianın öne sürülüş biçimi ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesi hükmü dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı hazinenin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. Ne varki; mahkemece dava ve temyize konu 258 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fırın ve çeşme niteliği ile tesciline karar verilmesi gerekirken fırın niteliği ile tesciline karar verilmesi isabetsiz, bu nedenlerle davacı hazinenin temyiz itirazları yerinde ise de yanılgının
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2757, K. 2010/5347, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama