KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2833 E., 2010/6145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden bir başka deyişle kaçak su kullanmadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49. maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar.
Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yönetici ortakların, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir.
Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğunun türünün Borçlar Kanununun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
Ayrıca kendi taşınmazındaki kuyudan su çıkartarak kullanan kişinin fiili, kaçak su kullanma olarak değerlendirilemez. Ancak, kişinin binada kullanılan kuyu suyu kadar atık su ürettiği, atık suların uzaklaştırılması konusunda verilen hizmetlerden yararlanması ve atık suları kanalizasyon şebekesi vasıtasıyla binadan uzaklaştırması halinde, tarife ile belirlenen atık su bedelinden sorumlu tutulması gerekir.
Somut olaya gelince, davacı taraf, kiracısı ve işletmecisi dava dışı ... Gıda Lokanta İnşaat Turizm ve Reklam işletmeciliği Tic.San.Ltd.Şti. olan hamamda davalı ...’un kaçak kuyu suyu kullandığını öne sürmüştür. Mahkemece dava konusu hamamın işletmeciliğinin dava dışı anılan şirkete ait olduğu, bu nedenle davalı ... ’a husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hamamın dava dışı ...
Gıda Lokanta İnşaat Turizm ve Reklam işletmeciliği Tic.San.Ltd.Şti. tarafından işletildiği kabul edilse dahi, izinsiz kuyu suyu kullanımının bizzat şirketin organı sayılan yönetici ortakları tarafından yapıldığı dikkate alındığında ve kuyu suyunun kullanıldığı binanın davacı kurum tarafından verilen hizmetlerden yararlanması halinde yönetici ortakların da şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden kaynaklanan alacaktan sorumlu tutulmaları gerektiği kuşkusuzdur.
Ne var ki, mahkemece bu olgu gözden kaçırılmış, ... Gıda Lokanta İnşaat Turizm ve Reklam işletmeciliği Tic.San.Ltd.Şti’ nin ne zaman kurulduğu, ortak ve yöneticilerinin kimler olduğu, davalının yönetici ortak olup olmadığı araştırılmamıştır. Eksik araştırma ve soruşturmayla hüküm verilemez.
O halde, mahkemece öncelikle dava dışı ... Gıda Lokanta İnşaat Turizm ve Reklam işletmeciliği Tic. San. Ltd.
Şti'nin ne zaman kurulduğu, ortak ve yöneticilerinin kimler olduğu, davalının yönetici ortak olup olmadığı Ticaret Sicil Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, buna ilişkin belgeler getirtilerek dosya içine konulmalı, davalının sıfatı ve davaya konu alacaktan sorumlu tutulup tutulamayacakları duraksamasız belirlenmeli, davalının sorumlu olduğunun tespiti halinde ise keşif yapılarak kuyu suyunun kullanıldığı işyerinin bulunduğu yerde ASKİ kanalizasyon şebekesi bulunup bulunmadığı, varsa işyerinin kanalizasyon şebekesine bağlı olup olmadığı,
kullanılan suların işyerinden ne şekilde uzaklaştırıldığı araştırılıp soruşturulmalı, davalının atık suların uzaklaştırılması konusundaki davacı kurum hizmetlerden yararlandığının saptanması halinde, dosya uzman bilirkişiye verilerek davalının sorumlu tutulabileceği atıksu bedelinin ve takip tarihi itibarıyla davacının isteyebileceği alacak miktarının belirlenmesi için uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2833, K. 2010/6145, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama