KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/287 E., 2010/7168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 102 ada 354 parsel sayılı 576.28 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, bağışlamaya ve paylaşmaya dayanılarak ... mirasçıları olan davalılar ... ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... paylaşmaya dayanarak 1/2 payla sınırlı olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 102 ada 354 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'den kaldığı anlaşılmaktadır. Bu yön taraflar arasında uyuşmazlık konusu da değildir. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır.
Somut olayda ortak miras bırakan ...'in 1961 tarihinde öldüğü, 1966 tarihinde sadece davacı ... ile davalıların miras bırakanı ...'in paylaşım yaptığı, diğer mirasçıların paylaşıma katılmadıkları, bu nedenle davacı ve davalıların miras bırakanı arasında yapılan paylaşmanın geçersiz olduğu, ... mirasçılarından ..., ..., ..., ... ve ...'in miras paylarının tamamını, ...'in miras payının yarısını davacıya bağışladığı, mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ne var ki, davacı payı daha fazla olmasına rağmen davasını 1/2 payla sınırlı açmış, davalıların taşınmazda 1/2 payı bulunduğunu kabul etmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/287, K. 2010/7168, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama