KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2896 E., 2011/1454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2011
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 105 ada 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı olması nedeniyle yüzölçümleri tayin edilmeksizin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ayrı ayrı davalı ... ve davacı ... adlarına tespit edilmiştir.
Davacı ...'un ...'u hasım göstererek miras yoluyla gelen hakka ve paylaşıma dayanarak Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı elatmanın önlenmesi davası mahkemece kabul edilmiş, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 17.5.2007 günlü 2007/2367-3074 E.K sayılı ilamı ile hüküm onanmıştır. Dava konusu yerler hakkında 26.1.2007 tarihinde kadastro tutanağının tanzim edilmesi nedeniyle tutanaklar Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, uzman bilirkişi tarafından 13.3.2009 tarihinde hazırlanan rapor ve haritada (T) harfi ile işaretli bölümün 105 ada 17 parsel içinde kabul edilerek 105 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 2055.265 m2 yüzölçümüyle davacı ... adına tapuya tesciline, 105 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 2020.689 m2 yüzölçümü ile ... ... mirasçıları olan davalı ... ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 105 ada 14 ve 17 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı, ...'tan kaldığı ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yapılan paylaşma ile uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporda (T) harfi ile işaretli bölümü de kapsar şekilde 105 ada 17 parsel sayılı
taşınmazın davacı ...'a, 105 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ortak miras bırakan...'ın oğlu ve aynı zamanda davalıların miras bırakanı ... ...'a kaldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan uzman bilirkişi tarafından (T) harfi ile işaretli bölüm hakkında daha önce Sulh Hukuk Mahkemesince verilen hükmün yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davalı ... açısından davada kesin hüküm oluştuğu, kesin hüküm kamu düzenine ilişkin istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarından olup aynı taşınmaz yada taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunlu olduğu, davalı ... yönünden ise anılan hükmün güçlü delil niteliğinde olduğu,
güçlü delilin aksinin ise daha güçlü delil ile ispatlanmasının zorunlu olduğu davalı tarafından böyle bir delil ileri sürülmediği belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2896, K. 2011/1454, 11 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama