KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2916 E., 2010/4500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan delillerden davacı tarafın, paydaşı olduğu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat hakkında diğer paydaş davalı tarafından ecrimisil alacağı nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığı, takibe karşı öne sürülen itirazın iptali davasında mahkemece verilen süre uyarınca da muhdesatın kendisine ait olduğunun tespiti talebiyle görülen davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur.
Somut olayda dava konusu taşınmazlar hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı gözetildiğinde, Ankara 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin bu olgular dışında ilgililere dava açmaları yönünde yetki vermesi hukuki yararın bulunmadığı gerçeğini ortadan kaldırmaz. Eda davası niteliğindeki o davada muhdesat ile ilgili iddia ve savunmanın değerlendirilmesi mümkündür. ...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2916, K. 2010/4500, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama