KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2944 E., 2010/4368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti ile tapu kaydına şerh verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında taşınmaz üzerinde bulunan muhdesata ilişkin olarak yanlar arasında uyuşmazlık çıktığı takdirde davaya bakan mahkemenin uyuşmazlık konusu muhdesatın değerinin Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına dahil olması halinde uyuşmazlığı ön sorun olarak kendisinin çözümleyeceği, aksi takdirde kendine özgü niteliği bulunan tespit davası açması yönünde aidiyet iddia eden tarafa süre vererek ve bu davanın sonucunu bekleyeceği uygulamada kararlılık kazanmıştır.
Somut olayda davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olması dava konusu muhdesat değerinin Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanı içerisinde bulunmadığına emaredir.
Gerçekten dosya içerisine getirtilen Gediz Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/66 esas sayılı ortaklığın giderilmesi davası içeriği ile davanın yapılan yargılaması sırasında alınan bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen raporda uyuşmazlık konusu muhdesatın değerinin 15.360,00 TL olarak belirlendiği, yargılamanın 08.11.2006 günlü oturumunda muhdesatın aidiyeti konusunda dava açmak üzere davacı tarafa süre verilmesi üzerine de görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Oysa ki görülen davada yapılan keşif sonrasında aynı bilirkişiden alınan raporda dava konusu muhdesatın değerinin bu kez 1.240,00 TL olarak belirlendiği görülmüştür. Aynı taşınmaz hakkında aynı bilirkişi tarafından düzenlenen farklı raporların birbiriyle çeliştiği
kuşkusuzdur. Ne var ki yargılamanın son oturumunda davacı taraf vekili bilirkişi raporunu inceledikten sonra beyanda bulunmak istediğini belirtmesine rağmen, bu talebi değerlendirilmeden re’sen görevsizlik kararı verilmiştir. Tarafların usule ilişkin itirazları değerlendirilmeden hüküm verilemez.
Hal böyle olunca davacı tarafa bilirkişi raporu hakkında beyanlarını bildirmek üzere süre tanınmalı, bunun sonucunda gerekirse taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak dava konusu muhdesatın dava tarihindeki değeri ve dolayısıyla mahkemenin görev hususu duraksamaksızın belirlenmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2944, K. 2010/4368, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama