KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3010 E., 2010/4370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlardan bilirkişi raporu ve eki haritada AHIR 2 olarak gösterilen muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan ...’ın buna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davalı ...’ın bilirkişi raporu ve eki haritada AHIR 1 olarak gösterilen muhdesata yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu muhdesat yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Kural olarak HUMK’un 74. maddesi hükmüne göre mahkeme, tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır.
Somut olaya gelince; davacı taraf dava dilekçesinde muhdesatları ayırmaksızın talepte bulunmuş ise de, 29.06.2009 günlü oturumda alınan beyanında taşınmaz üzerinde iki adet ahır bulunduğunu, bunlardan küçük olanın kendisi tarafından yapıldığını ve sadece ahırlardan birisinin kendisi tarafından meydana getirildiğinin tespit edilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafın talebi gözetildiğinde, bilirkişi raporu ve eki haritada AHIR 2 olarak belirlenen ve
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3010, K. 2010/4370, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama