KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3026 E., 2011/2805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2011
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi müdahil Hazine ile davalılar ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılıp, hüküm kurulduğuna, sözü edilen hükmün gerekçesine ve toplanıp değerlendirilen deliller ile hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre yerinde olmayan ve bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönler de göz önüne alınarak, yazılı şekilde hüküm kurulduğuna göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından müdahil Hazine, davalılar ... ve paydaşlarının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür.
Mahkemece dava konusu 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar hakkında önceki günlü hüküm onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına ve 61 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki önceki günlü hüküm davalılar yararına bozulduğundan usuli kazanılmış hak oluştuğundan sözü edilen parsel hakkındaki dava reddedildiğine göre tespit gibi tescile karar verilmesi gerekirken, infazda kuşkuya meydan verecek şekilde 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar hakkında yeniden hüküm tesisi ve 61 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava reddedildiği halde yazılı şekilde pay tesisi isabetsiz,
temyiz edenlerin itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün “1, 2, 3, 4 ve 5” numaralı fıkralarının hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “dava konusu 8 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar hakkında önceki günlü hüküm onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 61 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın reddine, tespit gibi tespit malikleri adına tapuya tesciline,” sözlerinin hüküm yerine yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3026, K. 2011/2805, 25 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama