KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3049 E., 2011/2302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2011
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14,200 TL'yi geçmediği anlaşıldığından ve duruşma masrafları yetersiz olduğundan duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında 223 ada 3 parsel sayılı 16164.39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve bağışlamaya dayanılarak davalı ..., 227 ada 12 ve 13 parsel sayılı sırası ile 4236.93 ve 1670.97 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak ... adına, 227 ada 14 parsel sayılı 5013.31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak ... mirasçıları olan ... ve paydaşları adlarına, 226 ada 9 parsel sayılı 19448.88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve bağışlamaya dayanılarak eşit paylarla ... mirasçıları olan ... ve paydaşları adlarına,
kadastro sırasında 233 ada 4 parsel sayılı 302.04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı olarak gösterilmeyen ... ve ... adlarına, 233 ada 10 parsel sayılı 3955.84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve bağışa dayanılarak ..., 233 ada 11 parsel sayılı 841.45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağışa ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı dava konusu taşınmazların babası ... 'ya ait olduğunu öne sürerek ... adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davacının aktif dava ehliyeti olmaması nedeniyle davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava konusu 223 ada 3, 227 ada 12, 13 ve 14, 226 ada 9, 233 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların babası ... 'ya ait olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Dosya arasında bulunan nüfus kaydına göre davacının babası ... 'nın sağ olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, dava ehliyetinin kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen nazara alınması gerektiği hususları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'nın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, kadastro davaları kural olarak lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. 233 ada 4 parsel sayılı taşınmaz davalı olarak gösterilmeyen ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Hal böyle olunca davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır.
Mahkemece 233 ada 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, 233 ada 4 parsel sayılı taşınmaza ait dosyadaki tutanak aslı ve dayanağı belgelerin kadastro tespit işlemlerinin olağan yollarla tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi isabetsiz, davacı ...'nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden mahkeme hükmünün 1 numaralı bendinin 12 ve 13. satırlarının hüküm yerinden çıkarılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3049, K. 2011/2302, 8 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama