KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3055 E., 2011/2847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2011
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 229 ada 9 parsel sayılı 7871,93 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 229 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davalılar ... ve arkadaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davalıların taşınmaz üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliklerinin bulunmadığı, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Teknik bilirkişi kurulu raporu karşısında subjektif nitelikteki tanık ve yerel bilirkişi sözlerine değer verilemeyeceğine göre; davalı ...'in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2, 3 ve 4. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3055, K. 2011/2847, 27 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama