KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3303 E., 2011/1955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2011
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 159 ada 77 parsel sayılı 1713731,84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı ... tescil ilamı ile oluşan tapu kaydına dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 159 ada 77 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 42973,63 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı ... adına tapuya tesciline, geriye kalan bölümünün mera olarak özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... , 5.4.1968 tarih 29 sayılı tescil yolu ile oluşan tapu kaydına dayanarak dava açtığı halde mahkemece davacı tarafın dayanağı tapu kaydının oluşumuna esas Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.2.1968 gün 1967/40 esas 1968/16 K. sayılı tescil ilamı ve eki krokisi istenmediği gibi dayanılan tapu kaydının haritası 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmüne uygun olarak yerine uygulanmamıştır.
Kural olarak kayıtların haritaya dayanmaları halinde kapsamlarının haritalarına göre belirlenmesi zorunludur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı ...’ın tutunduğu tapu kaydının dayanağı tescil ilamı ile haritası Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yansız, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca davacı tarafın tescil hükmü ile oluşan tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek haritalar çakıştırılmalı, özellikle tapu kaydının dayanağını oluşturan mahkeme ilamı getirtilip incelenmeli,
tescil ilamında Hazine'nin taraf olduğu saptandığı takdirde Hazine'yi bağlayacağı, taraflar arasında usulün 237.maddesi hükmünde açıklanan biçimde kesin hüküm bulunduğu, aksi halde sözü edilen ilamın güçlü delil niteliğinde olduğu düşünülmeli, güçlü delilin aksinin daha güçlü delillerle kanıtlanabileceği, dava konusu taşınmazın mera olduğu dikkate alınarak tapu kaydının kapsamı haritasına göre belirlendikten sonra kayıt kapsamı dışında kalan bölümlerin zilyetlikle kazanılamayacağı dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3303, K. 2011/1955, 28 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama