KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3316 E., 2011/2242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2011
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 115 ada 14 parsel sayılı 53.062.50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı ...
Durusu tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu 115 ada 14 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 16.000 m2 yüzölçümündeki bölümün miras bırakan ... ... mirasçıları adına payları oranında, geriye kalan 37.062.50 m2 yüzölçmündeki bölümün ise son parsel numarası ile davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 115 ada 14 parsel sayılı taşınmazın temyize konu uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) ile işaretli 16.000 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarafların ortak miras bırakanı ... ... 'den kaldığı belirlenmiştir.
Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi kuralına bağlıdır.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra davacının parmak iziyle onayladığı 14.09.1966 tarihli köy karar defterindeki beyanına göre miras hakkını aldığının kabulü gerekir.
Bir an için temyize konu bölümün davacının miras payına düşen yer olduğu kabul edilecek olsa dahi, davacının bu bölümü tespit gününe kadar hiç tasarruf ve zilyet etmediği, davacının miras payını aldığı 1966 yılından tespit gününe kadar davalının tasarruf ve zilyetliğinde olduğu, davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme kosullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3316, K. 2011/2242, 6 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama